31 Aralık 2007 Pazartesi

O dağların arkasına saklansan ne olur


Günlerden cumartesi. 2 3 günün karmaşası var bünyede. Gidebilecek miyiz, hangi yol, neyle, kimle vs trilyon soru var günlerdir beyinde. Az çok netleştirilen mevzularla biraz rahatlayıp 21:00 sularında kontağı çevirmeden teybin düğmesine dokununca çalındı kulağıma.

O dağların arkasına saklansan ne olur ,
Bir sen vardın bu fani dünyada..

İnce ince iç kemiren " - napıyoruz ulan biz! " sorgusalı o an kayboldu. Tam gaz Fatih, voda teslim alınır ve istikamet Üsküdar iskele. Biri sakallı üç adam iskelede beklemekte. İkisi ev yapımı Denizli şarabıyla gülümsüyor, sakallı boynu bükük. Kapşon da gayrı sıyırmaz olmuş bu insanlardan kendini ve bereye karar vermiş artık. Hayatımda ilk kez gidiğim bir mahallenin dar merdivenli apartmanlarından birinin en üst katı. Saat dört olmuş, üç kişi çoktan sızmış. Biri mehtabı hayal ediyor, biri gözyaşı dökmekte. Fonda kırık dökük bir ses " kıyıda köşede gulusun kaybolmus ne olur terketme yalnizlik cok acı , bu renksiz dunyayi sevmistik birlikte.. sen , kadınım " Gözlerini kapatabilmek ne mümkün..

Sabahın altı buçuğu Mecidiyeköy civarı:
" - Minibüs tamam sıcak simit de geldi 11, 12 , 13 tamamız haydi bismillah.."

Bu yolculukların hep bir yönü bol sesli geçiyor niyeyse. Bazı bazı giderken bazen de dönüşünde. Hareketli ancak hararetsiz ankara gidiş istikametinden sonra oldukça sakin bir yanlış yola sapış yolculuğu. Edirne'nin bilmemne ilçesinin köy bakkalı. Ahali henüz pazar sabahına bile uyanmamış. Elli küsür bira ve sapılan yanlış yolla birlikte fazla gidilen yaklaşık 170 km yol. İstikamet Çanakkale..
Kilitbahir vapur , ( Sözün bittiği yer )

" - Kaptan hanginiz ? Hadisenize lan , maça geç kaldık neyi bekliyoruz ? "

Sezon başı türkiye kupası grup maçları için serçedesle gidilen Çanakkale de bizi bekleyen yine tanıdık bir yüz var. Bir elde peynır helvası diğerinde poğaçalar. Bu servis seninle gurur duyuyor.

Geldik geliyoruz, tamam lan 15 dakka sonra oradayız vesaire ile maça 20 dakika kala salona ulaşılır. Seni Gördüğüm Zaman ... haykırışı ile salona giren 15 adam. Etraf sakin, takım & benç & burhanıye halkı şaşkın. Takıma aşılanan maç öncesi motivasonu ve nerden ne zaman geldikleri belli olmayan 200 250 kişilik bir grup küfürlerle salona giriş yapar. Sonradan öğrenildi: Normalde salonda olmayan ve gelişimizle futbol maçından çıkartılıp salona yönlendirilen insanlarmis. Muhtemelen 3 sene evvelinde kalmışlar, Cimbom kümeye sloganlarından anladığımız. Muhattap alınmayacağı belli olunca tarafımızdan maça dönüş ve haykırılan 4 periyot. 15 kişiyle susturulan salon ve sahadaki güzel oyun. Bazı zamanlar vardır, maç sonu takımın tribüne çağrılmayacağı , onların gelerek selam durup teşekkür edeceği. Öyle de oldu..

Maç sonu salon önünde takımı bekleyiş ve uzaktan yapılan yaşama vuruşları otobüse. Yola koyulunur önlü arkalı. Pek bilmeyiz galibiyetle biten deplasman dönüşlerinin keyfini. Pek de siklenmez açıkcası sahadaki skor, arma yalnız kalmasın yeter ne de olsa. Keder aynı keder. Ölene kadar bağıracaksın başka çaresi yok. Dönüşteki sakinliğin ardına Tekirdağ'a kadar süren meyhane kıvamı. Ömrümde duymadığım nağmeler vardı namussuzum. Hepiniz sorunlusunuz kabul edin.

İstanbul soğuk, İstanbul yalnız yine gecenin ikisinde. Her haltına rağmen biz ona hala aşık, o hala bizi siklemeden akma telaşında. Terketmeyeceğiz, ne seni ne rengimizi..


29 Aralık 2007 Cumartesi

Sen çağır yeter..


Gücümüz yettiği kadar koşmaya çalışıyoruz yanına kimseye karışmadan branş ayırmadan. her branşa en az bir deplasman yapmak şart demiştik sezon başında. öyle bir yere gidiyoruz ki şimdi peşinden, daha önce hiç gitmediğimiz. 2500 kişilik tek tribünlü bir salon. mevzu bayan basket. olay yeri; burhaniye. vasıta küçük, yürekler büyük. ve biz yine gidicek baska yer bulamadık abi.
hareket vakti sabah yedi.
hep aynı kalkış yeri.

Sen çağır yeter..


Gücümüz yettiği kadar koşmaya çalışıyoruz yanına kimseye karışmadan branş ayırmadan. her branşa en az bir deplasman yapmak şart demiştik sezon başında. öyle bir yere gidiyoruz ki şimdi peşinden, daha önce hiç gitmediğimiz. 2500 kişilik tek tribünlü bir salon. mevzu bayan basket. olay yeri; burhaniye. vasıta küçük, yürekler büyük. ve biz yine gidicek baska yer bulamadık abi.
hareket vakti sabah yedi.
hep aynı kalkış yeri.

27 Aralık 2007 Perşembe

Milyonlarca Taraftarın Yanyana ,

Selçuk Uni 68 - 87 Galatasaray
Konya 19 Mayıs Spor Salonu










25 Aralık 2007 Salı

Peşindeyiz Elsaleh..

Ankara 19 Mayıs, Oftaş maçı. Buz gibi soğukta tribünün bir kenarında maçın başlama saati bekleniyor ayak üstü makaralarıyla. Üst taraflarda fark edilen beş altı tanıdık yüzle bedenler biraz olsun ısınıyor ve çatının hemen dibine konuçlanılıyor. 90 dakika yırtılan gırtlakların ardından herkes araçlarına yönelip İstanbul'umuzun yolu tutuluyor. Bolu dolaylarında buz tutan Ford Transit'in içinde bir kısa mesaj sesi... " Elsaleh! kaza geçirdi "
Nasıl yani? Az evvel beraberdik ulan ne kazası , nerede olmuş, nasıl olmuş, kimseye bir şey olmuş mu, durumları nasıl vs. telaşlanmalarının ardından yaralanan 2 arkadaşımız dışında herkesin iyi olduğu haberi ulaşır çok şükür ki. Ankara'ya dönmeye karar verilir, hastanedeler bir ihtiyaçları yok şimdilik haberine kadar. İyicene asılan suratlar ve kimsenin kimseye dillendirmeden kendi içinde inceden inceye güddüğü 'dönse miydik geri yanlarına' hayıflanmasıyla güzel İstanbul'a devam edilir..



Gelmiş - geçmiş - tekrarı kimse tarafından yaşanmaz olsun ,
Bu tribünün sizlere çok ama çok ihtiyacı var Elsaleh..

24 Aralık 2007 Pazartesi

Mazeretim var, Asabiyim ben..

Mezuniyet uğruna sevdandan ayrı kalma zorunda kaldığın zamanlar saat azizliği ve hovardalıklar sebebiyle tekrar ayrılık cezası ile başbaşa bu bünye. 7 Senedir bir kez bile ışık göremediğim o karanlık yollar tekrar kollarını açmış beklemektedir. Gidilecektir. Bu saatten sonra buraya kadar geldikten sonra dönmek olmaz, ama hala herkesin ortak dileği 'bu son olsun artık' nidalarını içten içe yaşarsın. Geride bıraktığın Sevdanı, o eşsiz şehri düşünür gaza gelirsin. Sevda bekletilmez, Sevdadan ayrı kalınmaz. Sevda bir yaşam biçimidir, Çile Sevda için çekilir.



3 güne bu kadar ocak'ta 1 hafta eyvah eyvah...

Mazeretim var, Asabiyim ben..

Mezuniyet uğruna sevdandan ayrı kalma zorunda kaldığın zamanlar saat azizliği ve hovardalıklar sebebiyle tekrar ayrılık cezası ile başbaşa bu bünye. 7 Senedir bir kez bile ışık göremediğim o karanlık yollar tekrar kollarını açmış beklemektedir. Gidilecektir. Bu saatten sonra buraya kadar geldikten sonra dönmek olmaz, ama hala herkesin ortak dileği 'bu son olsun artık' nidalarını içten içe yaşarsın. Geride bıraktığın Sevdanı, o eşsiz şehri düşünür gaza gelirsin. Sevda bekletilmez, Sevdadan ayrı kalınmaz. Sevda bir yaşam biçimidir, Çile Sevda için çekilir.



3 güne bu kadar ocak'ta 1 hafta eyvah eyvah...

22 Aralık 2007 Cumartesi

Sn.Ahmet Dede"hayır!"

Pek çok branşta memleketin lokomotif klubü olan Galatasaray'da , bu branşların en önde geleni diyebileceğimiz basketbol şubesinin başında
Galatasaray camiasından, spordan, basketboldan, Türk basketolundan uzak mı uzak bir isim görmek istemiyoruz. Gerek özel hayatlarında, gerekse iş dünyasında yaşadıkları/yaptıkları, doğru yanlış vs hiçbirşeyi tartışmıyoruz dahi. Ancak yazılı basın arşivlerinde hakkında tek bir olumlu habere rastlayamadıgımız isimleri Spor Klübü müzün yetkili bir mercisinde görmek istemiyoruz. Geçen sezon sonu bayan basketbol takımı oyuncularına haddini aşıp hakarete kadar varan sözler sarfeden kişileri Spor Klübü müzün yetkili bir mercisinde görmek istemiyoruz. Sahada mücadele veren takımın maçı esnasında, locadaki koltuğunda mecmua okuyan kişileri Spor Klübü müzün yetkili bir mercisinde görmek istemiyoruz. Taraftarı yeri geldğinde çapulcu, yeri geldiğinde sarılıp okşanacak bir topluluk olarak gören kişileri Spor Klübü müzün yetkili bir mercinde görmek istemiyoruz.
* Ahmet Dedehayır Kimdir ?
18 Ekim 1963 yılında İstanbul’da doğan Ahmet Dedehayır, 1982 yılında İstanbul Özel Alman Lisesi’nden, 1986 yılında Boğaziçi Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. 1992-1994 yılları arasında ortağı olduğu Tezal Menkul Değerler A.Ş.’de Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Dedehayır, 1994-1996 yılları arasında Med Menkul Değerler A.Ş.’de Genel Müdürlük görevinde bulundu. 1996 yılından beri bir danışmanlık şirketinde görev yapan Dedehayır, evli ve iki çocuk babasıdır. İngilizce, Almanca ve Fransızca bilmektedir (....)

20 Aralık 2007 Perşembe

Gidiyoruz Yine Geri Dönmemecesine

Haykırdın ruhunu ama beden uyuşamadı nefessiz hayata. Gözlerin kördü hep, hep bir ezgi takip eder seni, bir gün terk edeceği gibi ruhun bile seni, sen hala savaşıyorsun boş arenasında sana ayrılan parçanın. Özgürlük isteriz, biz kendimize mahpussuz. Neyi açıklayayım hangi cümlemizi doğrulayayım. Noktalasak hayatı, silinir gider mi izleri bedenden kirlenmişliklerin. Anlattın birer birer kimse duymadı. Tacizler sürdü sezonlar boyu, sen hala otobüs camlarında kaybolan şehrin ışıklarında soru işaretleriyle dolu ömründe yolculukta, kayboluşa doğru gidensin. Deplase - Ankara 'Aralık 07

18 Aralık 2007 Salı

No Al Calcio Moderno

(...)

* bilet fiyatları, türkiye koşulları gözönüne alınarak saptanmalı, açık tribün biletleri her zaman ucuz tutulmalıdır.futbolun sadece varlıklı insanların seyredebileceği bir etkinliğe doğru sürükleyen pahalı bilet uygulamalarına son verilmeli ve bu sporun halkın tek eğlencesi oldugu unutulmamalıdır.

...


Aralık 19 - Wien Maçı

17 Aralık 2007 Pazartesi

Günler Geçmiyor Sen Olmayınca ,

Katledenlere inat yeni düşler büyütüyoruz içimizde.. Yalnızlığın çözülmesi zor denklemleri içinde boğulmacalar.. Hayatta, hep 'çok şey' sanılan insanların “hiçbir şey” oluşunun yükünü taşıyoruz dibine kadar.
Binlerce salisenin üstünden geçilmekte. Gidiyor giden, göz yumulmakta. Zincire bağlı özgürlüklerin yamacında , bir ayak kaysa düşeceğiz mahkûm cesetler üstüne. Tutan olmayacak bedenleri.Doğduğumuz yerde öleceğiz.Doğru hayatlardan yanlış bir son yazılacak günlüğe.Belki bizle , belki bizsiz..

Yalandan sevdaların ,
Kolpa hayatların ,
Kahpeliğin boğulduğu yer..
Tellerin ardı..
Umut..
İsyan..

16 Aralık 2007 Pazar

Yenik Serçe


O kanadı kırık bir kuştu. Sarı-Kırmızı'ya vurulmuştu, kimseler görmedi başka renk sevdiğini ve kimseler görmedi kirlendiğini. Kendini martılarla bir tutma demiştim, senin kanatların yok, düşersin yorulursun.

Adın Umut !

İçtiğin şarap, hüzün kokar geceleri. O şehrin bütün sokakları dar yapılmıştı umut. biz seninle yanyana yürümeyelim diye. İnsanlar dar yapılmıştı. Ama biz yürüdük !

Yanyana, haykırarak !

Umut Koyduk Adını..

Yenik Serçe


O kanadı kırık bir kuştu. Sarı-Kırmızı'ya vurulmuştu, kimseler görmedi başka renk sevdiğini ve kimseler görmedi kirlendiğini. Kendini martılarla bir tutma demiştim, senin kanatların yok, düşersin yorulursun.

Adın Umut !

İçtiğin şarap, hüzün kokar geceleri. O şehrin bütün sokakları dar yapılmıştı umut. biz seninle yanyana yürümeyelim diye. İnsanlar dar yapılmıştı. Ama biz yürüdük !

Yanyana, haykırarak !

Umut Koyduk Adını..

13 Aralık 2007 Perşembe

Cihan'dan Sağ Bek , Senden Başkan ..

Ne yaptığınız-yapamadığınız transferlere ne de kaldırılamayan kupalaradır feryadımız. Galatasaray'ın görevde kaldığınız sürece yaşadığı tüm karanlık günlerinedir. Yalnız bırakılan amatör şubeleredir, sahip çıkılmayan taraftaradır, çarçur edilen paralarımızadır. Gururumuz olan Lise'mizi sokaktaki halktan uzaklaştırıp klubü yalnızca kendi eşrafınızın hegamonyasına sokma arzunuzadır. Küçülen klüp vizyonunadır. Sahip çıkılmayan onca değerimizedir. Koltuk sevdalarına sırtına basılan insanlaradır. Yalan söylemenizedir. Ne 'O gidene kadar..' diye başlayan cümleler kurabilecek, ne de duyabileceğin miktarda ses çıkartabilecek durumdayız.
Umut edilir ki SamiYen'de oturduğun koltuktan , -bu klübün tek sahibi- taraftara selam verdirilmezsin..

12 Aralık 2007 Çarşamba

Baktığın yerde bekliyoruz seni..


sürekli birileri bi yerlere gidiyor, aramızdan ayrılıyor. ispanya, amerika, antep, konya, edirne derken şimdi de bulgar sınırı çıktı başımıza. oralar da bizimdir be kanka. gittiğin yerlerde benden bişeyler bulursun mutlaka. kardeşlerin baktığın yerde seni bekliyor olcak sezon sonunda. gelirken freeshopları patlatmayı sakın unutma.
Kiros gidecek, geri gelecek !

Baktığın yerde bekliyoruz seni..


sürekli birileri bi yerlere gidiyor, aramızdan ayrılıyor. ispanya, amerika, antep, konya, edirne derken şimdi de bulgar sınırı çıktı başımıza. oralar da bizimdir be kanka. gittiğin yerlerde benden bişeyler bulursun mutlaka. kardeşlerin baktığın yerde seni bekliyor olcak sezon sonunda. gelirken freeshopları patlatmayı sakın unutma.
Kiros gidecek, geri gelecek !

3 Aralık 2007 Pazartesi

Sen Yenil Bize İnat , Biz Sevelim Sana İnat..

Haykırılması gereken en zor 90 dakikaydı , olunması gereken yerde mağlum..Gidilmeyen onca yer varken , hele ki biz durunca dünyada duracak gerçeğine inanmışken..Son beş altı gundeki 5. haykırış bünyeleri yordu fazlasıyla..
Haftada 2 kez deri değiştirmekten bile vazgeçip tamamen nasırlaşan avuçlar kanıyor artık ince ince..Boğazlarda düğümlenen sancı sigaraya bile yol vermiyor , gözyaşlarımız içimize bile akmıyor artık.
Adına Umut demişiz bir kere , hakkını vermemek olmaz.. Elbet çıkacağız yıkıntıların arasından koşacağız yine güneşe.Yan yana , yana yakıla koşacağız , birbirimizle bile kavgalanıp yarınlara koşacağız , kaldıramayıp yol alanlarda olacak , bizden bi bok olmaz diyip traşa bağlayanlarda ; kimbilir..
Ufka dikip gözleri diplenen bir şişe , bazı bazı bir dumanın griliği , çokça yürünen yollar , vapurda son sigara keyfi , bestenin sonuna uydurulamayan bir kafiye , iki rengi bile bu kadar çok sevebilmişken yalnız geçirilen onca gece, tek düşmanının mekanında , tribününe çöken sessizliği yıkmak için skordan-durumdan- sonuctan bağımsızcana 85 de çakılan bir 'Cimbom' nidasının ardına çakılan bir kaç meşale , gerçekleştirilemeyen nice hayalleriz yine..Topumuzun üçte ikisi çizgiyi gene geçmesede her ender atakta heyecanlanmaya devam ederiz..

gönlün derdinde ,
yerlerin dibinde ,
Yar'in Peşinde !

1 Aralık 2007 Cumartesi

Sen de Başını Alıp Gitme Ne Olur...


Ne adının geçtiği onlarca tartışmada tarafız herhangi bir iddaa sahibine ne de sessiz kalanız. Karmakarışık bakıyoruz işaret ettiğin yerden dünyaya. Geriye koşmadan her topa ilerde basabilmek zaten asıl mesele hayatta. Yanlar amerikan, ense tarafı havada saçlarını canlandırıp gözümüzde sesimizi yükseltiyoruz taa ufuklara..

Cimbombom Sesleri Çınlatır Tribünleri ,
Şampiyonluk En Büyük Hedefi..
Tribünde Taraftarla ,
Arif Hakan Tugayla ,
Yürüyoruz Şampiyonluklara...