
O dağların arkasına saklansan ne olur ,
Bir sen vardın bu fani dünyada..
İnce ince iç kemiren " - napıyoruz ulan biz! " sorgusalı o an kayboldu. Tam gaz Fatih, voda teslim alınır ve istikamet Üsküdar iskele. Biri sakallı üç adam iskelede beklemekte. İkisi ev yapımı Denizli şarabıyla gülümsüyor, sakallı boynu bükük. Kapşon da gayrı sıyırmaz olmuş bu insanlardan kendini ve bereye karar vermiş artık. Hayatımda ilk kez gidiğim bir mahallenin dar merdivenli apartmanlarından birinin en üst katı. Saat dört olmuş, üç kişi çoktan sızmış. Biri mehtabı hayal ediyor, biri gözyaşı dökmekte. Fonda kırık dökük bir ses " kıyıda köşede gulusun kaybolmus ne olur terketme yalnizlik cok acı , bu renksiz dunyayi sevmistik birlikte.. sen , kadınım " Gözlerini kapatabilmek ne mümkün..
Sabahın altı buçuğu Mecidiyeköy civarı:
" - Minibüs tamam sıcak simit de geldi 11, 12 , 13 tamamız haydi bismillah.."
Bu yolculukların hep bir yönü bol sesli geçiyor niyeyse. Bazı bazı giderken bazen de dönüşünde. Hareketli ancak hararetsiz ankara gidiş istikametinden sonra oldukça sakin bir yanlış yola sapış yolculuğu. Edirne'nin bilmemne ilçesinin köy bakkalı. Ahali henüz pazar sabahına bile uyanmamış. Elli küsür bira ve sapılan yanlış yolla birlikte fazla gidilen yaklaşık 170 km yol. İstikamet Çanakkale..
Kilitbahir vapur , ( Sözün bittiği yer )" - Kaptan hanginiz ? Hadisenize lan , maça geç kaldık neyi bekliyoruz ? "
Sezon başı türkiye kupası grup maçları için serçedesle gidilen Çanakkale de bizi bekleyen yine tanıdık bir yüz var. Bir elde peynır helvası diğerinde poğaçalar. Bu servis seninle gurur duyuyor.
Geldik geliyoruz, tamam lan 15 dakka sonra oradayız vesaire ile maça 20 dakika kala salona ulaşılır. Seni Gördüğüm Zaman ... haykırışı ile salona giren 15 adam. Etraf sakin, takım & benç & burhanıye halkı şaşkın. Takıma aşılanan maç öncesi motivasonu ve nerden ne zaman geldikleri belli olmayan 200 250 kişilik bir grup küfürlerle salona giriş yapar. Sonradan öğrenildi: Normalde salonda olmayan ve gelişimizle futbol maçından çıkartılıp salona yönlendirilen insanlarmis. Muhtemelen 3 sene evvelinde kalmışlar, Cimbom kümeye sloganlarından anladığımız. Muhattap alınmayacağı belli olunca tarafımızdan maça dönüş ve haykırılan 4 periyot. 15 kişiyle susturulan salon ve sahadaki güzel oyun. Bazı zamanlar vardır, maç sonu takımın tribüne çağrılmayacağı , onların gelerek selam durup teşekkür edeceği. Öyle de oldu..
Maç sonu salon önünde takımı bekleyiş ve uzaktan yapılan yaşama vuruşları otobüse. Yola koyulunur önlü arkalı. Pek bilmeyiz galibiyetle biten deplasman dönüşlerinin keyfini. Pek de siklenmez açıkcası sahadaki skor, arma yalnız kalmasın yeter ne de olsa. Keder aynı keder. Ölene kadar bağıracaksın başka çaresi yok. Dönüşteki sakinliğin ardına Tekirdağ'a kadar süren meyhane kıvamı. Ömrümde duymadığım nağmeler vardı namussuzum. Hepiniz sorunlusunuz kabul edin.
İstanbul soğuk, İstanbul yalnız yine gecenin ikisinde. Her haltına rağmen biz ona hala aşık, o hala bizi siklemeden akma telaşında. Terketmeyeceğiz, ne seni ne rengimizi..











