22 Ekim 2007 Pazartesi

Sen Ne Güzel Meksikalısın

Juan..
Juan Miguel..
Tribüne astığımız Meksika bayrağının sebebi olan muhterem..
Seer'ın yıllar evvel Rusya seyahatinde tanışıp ardından internet kanalıyla görüşmeye devam ettiği adam..
Meksika'dan Amerika'ya göçmüş ve resimdeki işle uğraşmaktaydı. Bir yandan da okul..
Laf olsun diye söylenen bir " Atla gel oğlum " cümlesini , bir olgusal kısırdögü döneminde ciddiye alıp tüm mal varlığını bir uçak biletine yatırıp İstanbul'a iniş yaptı. 1 seneye yakındır buralardaydı. Tayfayla tanışması esnasında olayın boyutları bilinmedğinden & dinlenmediğinden " Doğan " ismiyle çağrılan ama hiçbir çağrıya yanıt vermeyip hep meşgul çalan Juan Efendi, "Doğan niye hiç konuşmuyor lan ?" sonrası gerçek kimiğiyle arzı-ı endam etmeye başladı.
Önceleri sıfır olan tribün damarı, SamiYen günleri, onlarca amatör branş maçı ve A.gücü deplasmanı ile doruk yaptı. Yağlı boyaya eli yatkın, kavga dövüşte de her daim ön saftadır.
Belki hiçbir zaman tam anlamıyla bir cümle kuramadık birbirimize. Kurduklarımız da tüm dil kurumlarına inattı kimbilir ama -avaz avaz sustuğumuzdan belki de- sevdik ulan seni juan. Zamanla rakı içer, tavla oynar, deplasmana haber edilmeyince trip yapar bir hale gelsen de, anlamsız sms trafiklerimiz & telefon görüşmelerimiz gösterir senin de buraları ne kadar sevdiğini.
Hayat denen karmaşa onu tekrar uzaklara sürükledi.

Olur da arada aklına geliyorsak ;

Gud dey , bed dey
Bu taraftar evri ver..

0 yorum: